18 octobre 2021

Fransa'da Yaşam

La Vie en France (aylık fransızca ve türkçe gazete)

Okullar açılmadan önce Eğitim bakanı ancak var olanı hatırlattı

◼ Marie Piquemal / Liberation 

“Okullar açılacak, açılması gerekiyor ve 1 Eylül’de açılacak”. (Milli Eğitim Bakanı) Jean-Michel Blanquer, “geleneksel yeni dönem basın açıklaması” esnasında bakanlığının bahçesinde ilginç bir açıklama gerçekleştirdi. Yani bu muğlak sağlık koşullarında okulların tekrar açılmasının “mümkün olduğunca normal” koşullarda gerçekleşeceğine inandırma, belki de kendisini de inandırmaya çalıştı. “Ebeveynlerin istediklerine inanıyorum. Öğrenciler, öğretmenler istiyor. Okulların açılma zamanı artık çoktan geldi”. Elbette bu açıklamayla Milli Eğitim bakanı , okula tekrar dönmenin önemine vurgu yapıyor ve yeni sezonun hiç kuşkusuz en önemli meselesini masaya yatırıyor: tüm öğrencilerin, özellikle de evden çıkma yasağının başında okulla irtibatı kesilen öğrencilerin sınıflara tekrar dönebilmesinin önemi meselesi. Bu konuda öğretmen ve araştırmacıların tümü de hem fikir: okulda eşitsizlik konusunda şampiyon olan bir ülkede bugün zor ama ulaşılması gereken en hassas olan öğrencileri tekrar okula “bağlamak” gerekiyor. 

Keskin bıçak 

Bugün öğretmenleri tedirgin eden sorun bu hedefe nasıl ve hangi araçlarla ulaşılacağıdır. Olası bir müfredat hafifletilmesi konusunda sorulan bir soruya cevap veren bakan, bunun, ne düşünüldüğünü ne de istendiğini belirtti. İtalya gibi başka ülkeler kitlesel olarak okullarda istihdam yaratma planları açıkladılar. Jean-Michel Blanquer ise ancak ray üstünde olan önlemleri sıralamakla yetindi: okul tatillerinde “başarılı olma” stajları, orta okulda olanlar için sınıf sonrası “ödev yapma” önlemi, ilk okul bir ve ikinci sınıflar ve en sorunlu mahallelerin ana okullarının son sınıflarında öğrenci sayısının (bu yıl toplam 300 000 öğrenci için) yarı yarıya düşürülmesi… Bakan “temel iki hedefe ulaşabilmek için var olan reformlara devam ediyoruz: genel seviyenin yükseltilmesi ve eşitsizliklere karşı mücadele” diye açıklama yapıyor. Fakat birçok öğretmen, öğrenciler arasında var olan önemli eşitsizliklerle dolu kalabalık sınıflarda mesleklerini yapamamadan kaygı duyduklarını gizlemiyorlar. Ve şu arddarda yaşanan okul kapanması ise durumu hiç de kolaylaştırmıyor. Okulların on gün önce açıldığı Reunion adasındaki durum hiç de güven verici değil: 30 okul ya tamamen ya da sınırlı bir şekilde kapatıldı. Bir sınıfta bir vaka şüphesi olduğunda okullar kapanacak mı? Bu soruya Jean-Michel Blanquer “hastalık belirtileri olduğu her durumda 48 saat içinde testler yapılacaktır” diye cevap veriyor. Bölge rektörü, vali ve Bölge Sağlık Müdürlüğü her durum somutluğunda bir sınıfımı, okulumu ya da bir dizi okulu mu kapatmak gerektiğine karar verecekler”. (25 ağustos) salı sabahı, ilk okullarda en büyük sendika olan SnuiPP sert açıklama yaptı: “Bakan durumun aciliyetini ölçemiyor. Hayata geçmesi için bir pedagojik plan yazmak yetmiyor. Yarın ki okul dünkü okulun aynısı olamaz. Sanki bunun hiç bilincine varmamış gibi”. Sendikanın yeni sözcüsü Guislaine David Temmuz ayında onaylanan, fakat ona göre bugünkü koşullara kesinlikle uygun olmayan sağlık protokolünden bahsediyor: “Sınıfların karışmaması bile söz konusu değil! Tüm okulun kapanmaması için sınıfların (teneffüs veya koridorlarda) karışmamasını sağlamak lazım”. Blanquer’in buna cevabı: “Protokol Mayıs ve Haziran ayında çıkarılan tecrübelere uygun, bugünkü duruma cevap veriyor. Başka protokollerde hazırladık. Eğer kimi yerlerde epideminin gelişmesi, öğrencilerin karışmaması gibi ek önlemler gerektirirse, bunlar kararlaştırılır. (…) Eğer sınıfta eğitimin yanı sıra uzaktan eğitim de gerekli olursa, bunu da hayata geçirmeye hazırız”. 

Hazırlıksız

Jean-Michel Blanquer istediği kadar  ne söylerse söylesin birçok nokta muğlak olmaya devam ediyor ve bir hazırlıksız olma hissini doğuruyor. Örneğin şu maske meselesi. Birkaç gün önce Bakan ana okul hariç (burada sadece “tavsiye” ediliyor) tüm öğretmenlerin maske takma zorunluluğunu ve sınıflarda iki metre mesafe olma şartıyla çıkartılabileceğini belirtmişti. 

Maskenin takılmasının öğretmenlerin mesleklerini, özellikle de dil ya da yazı derslerini vermelerini zorlaştırdığı bir gerçektir. (26 Ağustos) çarşamba sabahı France Inter radyosuna konuşan Başbakan ise bu önlemi değiştirdi: hiçbir istisna olmaksızın tüm öğretmenler maske takmak zorundalar. Birkaç saat sonra açıklama yapan Bakan “Evet, böylelikle daha basit ve daha anlaşılır olduğuna karar verdik”. Gerçekten de bu yapılan daha basit ve anlaşılır mı?

Laisser un commentaire

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *