19 janvier 2022

Fransa'da Yaşam

La Vie en France (aylık fransızca ve türkçe gazete)

Kâğıtsız isçilerin mücadelesi herkesin mücadelesidir

Photo : Cgt.fr

Fransa’nın başkenti Paris’in 12 farklı noktasında kaçak çalıştırılan 300’e yakın “kağıtsız” göçmen işçi, Fransa’nın önemli sendikalarından CGT’nin öncülüğünde koordineli ve süresiz bir grev hareketi başlattı. Restoran, inşaat, kurye, çöp toplama gibi sektörlerde, en kötü ve güvencesiz koşullarda çalışan işçiler bir oturum hakkı mücadelesi sergilemekle birlikte, Fransa’nın ve genel olarak Avrupa’nın göç politikalarını sorgulamaktalar.

Maurice ULRICH
L’Humanité

Opera Meydanı’nda, Léon de Bruxelles (büyük bir Fransız restoran zinciri), Bastille’de bir Japon restoranı, Paris’in 16. bölgesinde şık bir birahane… kağıtsız göçmenlerin istihdamı ve buna bağlı olarak gizli çalıştırmaya başvurma, sadece marjinal yapılardaki küçük haydut patronları ilgilendirmiyor. İstihdam, ücretler ve çalışma saatlerinin esnekliğinin en çok arandığı tüm iş alanları ile ilk başta tarım, inşaat, otel ve restoran sektörlerini ilgilendiriyor. CGT Sendikasının öncülüğünde Paris’in 12 farklı noktasında, bazen gelecek günleri hesaplayarak uyku tulumlarını kendisiyle getiren onca erkek ve kadının giriştiği mücadele, bir oturum hakkı mücadelesidir.

Burada büyük markalar ve ön plana çıkan şirketler söz konusu. Ama mesele bununla da bitmiyor. Sorgulanan; gerek CGT gerekse Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, hatta OECD ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin iyi anladığı ve durmadan altını çizdiği gibi, göç politikalarıdır. Fransa’da olduğu gibi Avrupa’da da göç politikalarının sertleşmesi, çalışma yoluyla gerçek bir entegrasyon perspektifi ile açık ve sorumlu bir şekilde kapıların açılmasının reddedilmesi, eşit hakların ve tanınan bir mukim statüsünün olmaması, oturum hakkı arayan göçmenler başta olmak üzere tüm iş dünyasını zayıflatıyor. Bu koşullar onları aşırı sömürüye karşı tamamen savunmasız hale getiriyor, aynı zamanda hastalıklara ve kötü barınmaya teslim ediyor. Şirketlerin, tüm toplumun zararına olacak şekilde sosyal katkılarından çekilmelerine izin veriyor.

Hem sağın hem de aşırı sağın, ya da hükümetin ve Emmanuel Macron’un söylediğinin veya önerdiğinin aksine, kaçak işçilik, fazla göçmen kabul etmekten kaynaklanmıyor, tersine, onların çalışma koşullarını ve ücretlerini etkilemeye kararlı olan sömürücülere teslim eden göçmenlerin ikamet ve iş haklarını tanımayı reddetmekten kaynaklanıyor. Oturum hakkı arayan işçilerin mücadeleleri herkesin mücadelesidir.

(Çeviren: Diyar Çomak)

Laisser un commentaire

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *