6 décembre 2021

Fransa'da Yaşam

La Vie en France (aylık fransızca ve türkçe gazete)

« Dev İlaç Sektörü » (Big pharma) ve Diğer Tıbbi Bilimler / Clifford D. Conner

İlaç endüstrisinde ücretli çalışan bilim adamlarının elde ettiği araştırma bulgularının güvenilmezliği, üretilen ilaçları kullanan herkes için hayati önem taşıyan bir endişe kaynağıdır. Bir eleştirmenin raporu « tıbbi araştırmalarda çalışan bilim adamlarının yaklaşık dörtte biri endüstriyle bir tür finansal ilişki içerisindedir. » şeklindedir. « Ve ticari sponsorluklarla bilim adamlarının bulgularından elde edilen sonuçlar arasında güçlü bir ilişki olması da şaşırtıcı değildir”. 

Tıp mesleğinin prestijli seslerinden biri olan Journal of the American Medical Association (JAMA), bu problemin varlığını kabul etti: “JAMA bize para peşindeki akademik araştırmacıların bazı büyük ve küçük ölçekli ilaç firmalarıyla gizli anlaşmalara girerek, öncelikle yasal onay elde etmek ve ardından doktorları bu ürünleri olan bitenden habersiz insanlara kullandırmaya ikna etmek için, bilimsel verileri yanlış yorumlayıp şişirdiklerini raporlamaktadır”. 

Öte yandan JAMA kendi kusurundan söz etmeyi ihmal etmektedir.   The  Lancet’nin  editörü  Richard  Horton  tıp  dergiciliğinin  bugünkü  durumunu  değerlendirebilecek  yetkinliktedir. “Yayıncılık sürecinin, meşru bilim gibi süslenmiş bir pazarlama faaliyetine indirgendiği” suçlamasında bulunmaktadır.  Tıp dergileri “ilaç endüstrisi için bilgi aklama operasyonlarına gömülecek şekilde dejenere edilmiş;” böylece “bilimsel gerçeklerin önünde bir engele” dönüşmüşlerdir. “Tarafsız hakem » olarak duruşları, “sahiplerinin, ilaç   şirketlerinin   reklamlarından çok büyük gelirler elde eden bilimsel topluluk ve yayıncılar olmasıyla» çelişmektedir.  Söylemlerine güvenilemez.  Horton, “Fikirler en yüksek teklif verene kiralanmaktadır”, sonucuna varmıştır. « Bilgi alınıp satılan bir başka ticari mala dönüştürülmüştür.”

Bir bilim adamının ismi bilimsel bir dergide makale yazarı olarak gözüktüğü için, o kişinin gerçekten o makaleyi yazmış olduğunu varsayamayız. Çünkü artık « bilimde ve tıp alanında başkasının adına yazma endüstrisi gelişmiştir.” Örneğin 2002 Mayıs’ında, New York Times, epilepsi hastalığının tedavisi için onaylanmış olan Neurontin adlı bir ilaç hakkında şu bilgiyi vermiştir: « Ayrıca Warner-Lambert Neurontinin onaylanmamış kullanımları hakkında makaleler yazacak iki pazarlama firması kiraladı ve makalelerin yazarı olarak adlarını kullandıracak doktorlar buldu.”. 

Exerpta Medica, New Jersey’de tıp yayınları yapan bir yayınevidir ve ilaç firmalarına « paha biçilmez bir araç sunmaktadır: Öncü dergilerde yer alacak ve nüfuzlu akademik liderlerin imzasını kullanma iznine sahip, hazır bilimsel makaleler.”. 

Sistem şöyle işliyor: Excerpta bir şirketle anlaşma yaparak o şirket için seçkin bir akademisyenle, aslında şirketten birinin ya da Excerpta’nın seçtiği bir başka kişinin yazdığı bir yorum, bir baş makale, değerlendirme ya da araştırma yazısına imzasını koyması için anlaşır. [Spesifik bir vakada] makalenin yazarı serbest çalışan ve şirket standartlarına uygun olarak makale yazması için 5.000 $ ödenen bir kişidir. Yazarın yerine makaleye imza atan üniversiteli bilim adamına 1 .500 $ ödenmiştir. İlaç endüstrisinin temsilcileri dergilerdeki makalelerin bu tür serbest çalışan yazarlar tarafından oluşturulmasının sektörde sık karşılaşılan bir uygulama olduğunu iddia etmektedir.

Bazı vakalarda, « yazarlar, yazdıkları konunun ham maddesini bile görmezler- sadece şirket çalışanlarının derlediği tabloları görürler”. 

Halka açıklanan bilimsel veriler de benzer şekilde sık sık gizli ve itiraf edilmeyen çıkar hesapları nedeniyle kirli bilgidir. Feminine Forever adlı geniş çaplı bir okuyucu kitlesine ulaşan kitap 1966’da östrojeni kadınlara gençlik ve güzelliklerini korumalarında yardımcı olacak mucize bir ilaç olarak tanıttı. Bir doktor tarafından yazılmış olan kitap tıbbi açıdan güvenilir gözükmekle birlikte, daha sonra, hormon replasman ilaçları pazarlayan ilaç firması Wyeth tarafından finanse edildiği ortaya çıktı.

Halkın bilim tarihi, Tubitak, 2012, sayfa 486-488

Laisser un commentaire

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *