6 décembre 2021

Fransa'da Yaşam

La Vie en France (aylık fransızca ve türkçe gazete)

ABD DE SİYAH, AVRUPA’DA TÜRKİYELİ, TÜRKİYE’DE KÜRT OLMAK

İbrahim BALCI

George Floyd isminde bir siyahi ABD vatandaşı polisin keyfi şiddeti ile hayatını kaybedince ABD karıştı.

Irkçılık ve polis şiddeti karşıtı gösteriler önce olayın olduğu Minneapolis şehrinde başladı, oradan dalga dalga bütün ABD ye yayıldı.

Olayı protesto eden kitleler çok öfkeli, zira bu olay ilk değil. 

ABD de, neredeyse her hafta, özellikle siyahi vatandaşlara, diğer göçmenlere ve muhaliflere yönelik benzer polis şiddeti hep uygulanıyor. 

İktidar sürekli kendi muhaliflerini hedef gösterici ve kışkırtıcı açıklamalarla toplumu kutuplaştırıyor. 

Adalet can çekişiyor, polis ve yargı bütün vatandaşlarına eşit bir muamele yapmıyor. 

Üstelik bu, hukuka, demokrasiye ve insan haklarına aykırı davranışlar sadece ABD’yle sınırlı değil. 

İKTİDARLARIN VURUCU GÜCÜ OLAN POLİS HER YERDE ȘİDDET UYGULUYOR

Benzer örnekleri, yani polisin aşırı saldırgan tutumlarını Fransa’da, Türkiye’de ve başka ülkelerde hep görüyoruz, yaşıyoruz. 

Örneğin Fransa’da, sarı yeleklilere ya da emeklilik yasasına karşı eylemler yapan emekçilere karşı polisin kışkırtıcı, saldırgan tutumlarını çokça örneklerini yaşadık. 

Bu eylemlerde can kayıpları da dahil onlarca insanın parmakları kırıldı, gözleri kör edildi. 

Neden? Çünkü sömürü düzenine, hak gasplarına, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı hak mücadelesi veren emekçiler hep polisi karşısında bulur. 

Devletin, bürokrasinin, yargının, medyanın, askerin, polisin tek elden yürütüldüğü Türkiye ve benzer ülkelerde durum daha da vahimdir. 

İşçiler, emekçiler haklarını aramak, haksızlıklara karşı seslerini duyurmak için grev ve miting yapmak isterler, polisi bulurlar karşılarında.

İş kazalarında, maden göçüklerinde işçiler ölür, önlem alınmadığı için protesto etmeye kalktığınızda polisin saldırısıyla karşı karşıya kalırsınız. 

Bu duruma bir de iktidar yanlısı sermaye medyası devreye girip, « protestocular dış güçlerin maşasıdır » diyerek kamuoyundaki haklılığınızı, çarpıtıp sizi vatan hainliği ile suçlayabiliyorlar. 

Taksim gezi eylemlerinde, 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma da, zehir kusan şirketlere karşı doğasını, derelerini korumak isteyen halkın eylemlerinde bunları hep gördük ve yaşadık.

Peki siz hiç, işçinin hakkını vermediği için bir patron ya da bir sermaye şirketinin kapısına polis dayandığını duydunuz mu? 

Duyamazsınız, çünkü iktidarı, yargısıyla, bürokrasisi, medyasıyla, askeri ve polisi ile tüm bu kurumlar sermaye tekellerinin çıkarları doğrultusunda hareket ederler. 

Polis ve askerler halkın çocuklarıdır elbette, fakat unutmayalım ki onları eğiten ve yönetenler o sömürü düzenin birer afaratlarıdırlar. 

ÜLKELER FARKLI OLSADA EZİLENLER HEP YOKSUL HALKLARDIR

Olay yeri ister ABD, ister Fransa yada Türkiye olsun, polisin tutumu emekçilere, ezilenlere karşı hep aynıdır. 

ABD de ezilen, horlanan, öldürülen sıklıkla bir siyahidir ya da Meksikalı bir göçmendir. 

Fransa’da bir Arap göçmendir. 

İngiltere de bir Pakistanlı, Hindistanlı göçmendir. 

Almanya’nın Möln, Solingen, Hanau şehirlerinde evi yakılan, katledilen Türkiye kökenli ailelerdir. 

Türkiye’de ise, göçmen olmadığı halde, o toprakların en eski en kadim halkı olduğu halde dili, kültürü yasaklanan, inkar edilen, ezilen, katledilen Kürtlerdir, bazen Ermeni’dir, bazen de Suriyeli göçmendir.

Özetle, hep ve yerde ezilen, öldürülen yoksul emekçi halklardır. 

Polisi, askeri, yargısı ve medyası ve iktidarı ile ezen ise her yerde sermayenin egemenleridir. 

Polisin, egemen medyanın, devletlerin, iktidarların tutumu hep sermayenin çıkarları içindir. 

Bu gerçeğin üzerini de hep vatan, millet gibi, polisimizin kahramanlığı gibi propagandalar la örterler. 

Böylelikle halkın, emekçilerin yurtsever duygularını da sömürerek kendi iktidarlarının ve çıkarlarının devamını sağlarlar. 

Dillerin, renklerin, kültürlerin özgür olduğu, emekçilerin sömürülmediği ve kardeşçe yaşadığı bir Dünya için mücadele etmek en doğru  en insani bir yol olarak önümüzde duruyor. 

Laisser un commentaire

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *