18 octobre 2021

Fransa'da Yaşam

La Vie en France (aylık fransızca ve türkçe gazete)

MASKE, MESAFE, MAFYA!

İbrahim Balcı

Suç örgütü lideri Sedat Peker, iktidar, mafya ve sermayenin, aslında bilinen bütün o pis işlerini ve ilişkilerini tek tek ifșa ediyor. 

Kendisinin de içinde olduğu bu vurguncu pis ilişkiler ağını kendince alaya alarak açık açık ortalığa döküyor. 

Eskinin hırlısında, hırsızında ve soyguncusunda biraz korku, biraz da ar ve utanma vardı. 

Bir yer soyulacaksa eğer tanımamak için maske takarlardı. 

Şimdi maskeyi toplum olarak biz takıp onların soygun ve vurgunlarını izliyoruz. 

Eskiden, iktidar, siyaset, mafya ilişkilerinde usulen de olsa bir mesafe vardı. 

Şimdi o da değiști.

Mafya, iktidar ve sermaye ilişkileri o kadar iç içe geçmiş ki, hazır korona da varken mesafe görevini de bize verdiler.

Toplum olarak aramıza birer metre mesafe koyup öyle izliyoruz olup bitenleri. 

Yine eskiden, bir yer soyulacaksa eğer « eller yukarı, bu bir soygundur » derlerdi soyguncular. 

Şimdi ise bu bir vatan severliktir, ne yapıyorsak vatan millet için yapıyoruz deyip öyle soyuyorlar. 

Eskiden, kısmen de olsa televizyon ekranlarının haber kanallarında izlerdik bütün bu vurgunları, soygunları. 

Şimdi ise tv kanalları, mafya, devlet ve iktidar ilişkilerinin borazanı haline gelmiş, o nedenle kendi televizyonlarında canlı canlı izletmiyorlar. 

Ama haklarını yemeyelim televizyonların. 

Her ne kadarki mafya, devlet, siyaset ilişkilerini canlı canlı izletmeseler de, yaşananları « Kurtlar Vadisi » « Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz » gibi dizi filmlere uyarlayarak bize izletiyorlar. 

Tabi olup bitenleri ham haliyle canlı canlı izletmenin belli riskleri var. 

Yaşananlar, doğru, pardon, yanlış anlamalara yol açabilir. 

O yüzden bütün bu vurgunların, soygunların yani aslında her şeyin  « vatan, millet » için yapıldığını  heyecanlı ve bol aksiyonlu dizi filmler şeklinde izletiyorlardı bizlere. 

Gerçi, çakma da olsa Polat Alemdar gibi Reis gibi kahramanlarıyla bol aksiyonlu bu dizilerin uzun mu uzun reklam aralarına sıkıştırılması biraz sıkıcı olmaya başlamıştı. 

Sedat Peker ise bütün bu mafya, devlet, iktidar ve sermaye ilişkilerini bir dizi videolar halinde canlı, kanlı ve daha heyecanlı haliyle ifșa ediyor. 

Üstelik « vatan, millet » hatırına araya reklam da almıyordu. 

Sedat Peker, derinliklerdeki gerçeklikleri çakma dizi kahramanlarından değil bizzat gerçek kahramanı olan benden dizi dizi dinleyin değince tıkanmış olan lağım boruları bir kez daha patlayıp pis kokular ortalığa yayıldı. 

VATAN, MİLLET HAMASETİ VE GERÇEKLER 

Gerek Türkiye halkını gerekse Fransa’da ve Avrupa’da yaşayan biz Türkiye kökenli göçmenleri on yıllar boyunca « vatan, millet, ezan, bayrak » hamaseti yaparak kendi vurgunlarını, soygunlarını perdelediler. 

Bütün bu mafya, iktidar, siyaset ve sermaye ilişkileri içerisinden çıkar ve rant sağlayanlara bakın; hepsi milliyetçidir, « vatanseverdir ». 

Ne yapmışlarsa « vatan, millet, devlet » için yapmışlar. 

Sedat Peker’den tutun, Çakıcı’ya Bahçeli den milletvekiline, bakanına, oradan sermayedarına en tepedeki reisine kadar hepsi bu vatan ve millet için serden geçmişler. 

Irmağının akışına ölürüm Türkiyem şarkısı eşliğinde Rize İkizdere de ülkenin ırmağını, toprağını, doğasını Cengiz holdinge peşkeş çekmekle meşguller. 

İtiraz eden bölge halkının üzerine « vatan millet » uğruna polisi, jandarmayı salıyorlar. 

Yine aynı milliyetçi söylemler eşliğinde ülkenin ne kadar milyar dolarlık kamu işletmeleri varsa hepsini yok pahasına özelleştirip uluslararası sermayeye peşkeş çektiler. 

İtiraz eden halkın, işçilerin üzerine polisi, yargıyı sürüp grevleri, protestoları yasakladılar. 

Ülkeye barış, demokrasi ve adalet isteyen gazetecileri, akademisyenleri terörle, dış güçlerle ilişkilendirip içeri attılar. 

Yetmedi, şimdinin sosyal medya bülbülü Sedat Peker vatan, millet aşkına mitingler düzenleyip bütün o itiraz edenleri doğrayıp kanlarında banyo yapmakla tehdit ediyordu. 

Ez cümle; ülkeye girip çıkan uyuşturucudan tutun, çek senet mafyacılığına, ihale yolsuzluklarına kadar ne kadar pis işler varsa hepsini « vatan, millet, bayrak » nidaları eşliğinde bu milliyetçi « vatansever » cengaverler yapmaktadır. 

Ne zamanki çıkar çatışmaları başlayıp birbirlerine çelme takmalar başlayınca birbirlerinin pis işlerini ve ilişkilerini yine aynı vatanseverlik hamaseti eşliğinde ortaya seriyorlar. 

Bugün Sedat Peker’in yaptığı tamda böyle bir şeydir. 

Sedat Peker, « Mehmet Ağar milyarlık Bodrum marinasına çöktü » deyince.. 

Derin devletin köşe tuğlalarından Mehmet Ağar bir diğer mafya babası Alaattin Çakıcı’yı ve başkaca milliyetçi paşaları da yanına alıp üzerine çöktüğü Bodrum Marinasından poz verdikten iki ay sonra aynen şunları söylüyordu; 

« Biz çökmeseydik mafya çökecekti » 

Bakarmısınız manzaraya? 

Devletin yargısı, polisi devre dışı olmuş, işler mafya usulü görülmektedir. 

Bu katiller ve haramiler çetesi sadece vurgunla soygunla da sınırlı kalmadılar. 

Maraş, Sivas, katliamlarına, 1 Mayıs işçi katliamlarına, aydın, gazeteci ve ne kadar faili meçhul katliamlar ve cinayetler varsa kimisinin doğrudan failleri durumundalar kimisinin de bilgisine sahipler. 

Ama dedik ya; ne yaptılarsa « vatan, millet » için yaptılar. 

Üstelik, ülkenin en yoksul, örgütsüz, eğitimsiz lümpen yığınlarını bu milliyetçi hamaset etrafında birleştirip « Türkiye sizinle gurur duyuyor » sloganları arttırarak yaptılar bütün bunları. 

Gerçek yurtsever emekçi halkın bu saatten sonra yapması gereken açıktır. 

Bu çürümüş düzene ve haramiler çetesine karşı birleşip örgütlenmek, halkçı, adaletli ve demokratik bir Türkiye mücadelesi vermektir. 

Laisser un commentaire

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *